Fado Falan Dinliyorum

>> 1 Aralık 2011 Perşembe

İşte ben hep böyleyimdir, bazı şekerleri atamam Şeker. İronik olmasa, itici olacak bir isimle yapış yapış bir paramparçalıkta sürdürüyorsun varlığını benimle. İstifçi ve geçimsiz bir puştum ama Allah aşkına söylesene, benim ne kötülüğümü gördün? Benim bütün şerlerim sevdiklerime yönelir, oysa seni de seviyordum. İkinci düşüşünde daha da yapış yapış parçalandın kabının içinde, ben ağlamadım mı? Kırılganlar mekaniğinde ben hep sınıfta kalırım Şeker. Seni seviyorum.

Bir insan evcil hayvan olarak şeker besler mi? Ah Şeker, işin sonu boktan olmasa ben seni taa içimde saklardım. Dişlerime colgateden daha çok baktın, sapını bıçakla açıp kürdan yaptığımda gıkını çıkartmadın sen. Farklısın, mesela ekmek arası domates-peynirden, orospu makarnalarından, kimyonlu patlamış mısırdan... Şeker, benim bir dramam kalmadı artık. Ben bir ceviz kabuğuyum şimdi. Batarsa Titanik batar, bana ne? Kargalar beni siktir etti, hayat ne fena... Bari Trabzonspor şampiyon olsa, bilmem ki nasıl olur?

Şeker, seni atacağım bu odadan. Geldiğin güne lanet olsun demek istiyorum, gözlerim doluyor. Olmasın Şeker, geldiğin güne de lanet olmasın. Bana da lanet olmasın. Hayata olsun mu? Hayata da olmasın be Şeker. Hayata da olmasın, seni seviyorum... Ama gözümün önünde durma Allah'ını seversen, şöylece bir salın da kendine bir kutu bul. Burada kutudan bol bir şey yok ki. Hay Allah, gerçekten de...

Şeker, ya bir köpek yavrusu olsaydın sen? Bazı şeyleri kurtarabilir miydik dersin? Bazı şeyler hiç kurtulmaz tamam da yani belki birazcığını? Helikopterden atlayan kahraman köpeklerin dramlarını dinledim yastığımda bir gece vasal olan bir hatıradan; ona bile kahroldum da çaktırmadım. Ben çaktırmıyorum zaten, hiç çaktırmam. Köpek olsaydın geride kalanlarına çok ağlardım, zaten çirkin ağlarım ben; bana yakışmıyor. Bu arada buralarda bir yerlerde dünler vardı, ben kapattım. Bir sen kaldın işte Şeker, Allah peygamber aşkına bir kutu bul artık kendine. Şeker. Seni seviyorum.

Şimdi ben sana bakıp otuzbir çeksem, yine dünlerimi sikmiş kadar olur muyum dersin? İnsan bazen sevişirken, otuzbir çektiğinden daha yalnız oluyor. Sen anlamazsın tabi, siktir et. Ucuz edebiyatlar bunlar. Cezmiliğin alemi yok. Ama ne yaparsın ki ben böyleyim işte. Bazı şekerleri atamıyorum, bazı dünleri sikemiyorum, bazı yarınların ta amına koyuyorum falan. Bunları yaparken hep güzel müzik dinlerim ben mesela, bunlar beni bir şekilde yalnız kalmayacağım sevişmelere götürmeli bana kalırsa. Haydi, Kitab-ı Mukaddes falı bakalım! Hazır bugün çalışmıyorum, hazır sabah, hazır şarabım da var. Daha ne kadar çarpılacağız dememek lazım tabi yine de.

"Ve kuvvetini sürgüne, güzelliğini hasmın eline bıraktı. Ve kavmını kılıca verdi, mirasına gazaplandı. Yiğitlerini ateş yedi, kızlarına da düğün türküsü söylenmedi. Kahinleri kılıçla düştüler, ve dul karıları ağlamadı. O zaman Rab, uyanan adam gibi; şaraptan bağıran yiğit gibi uyandı. Hasımlarını vurup geri attı; onlara ebedi bir yüzkarası verdi."

Bir şey anlamadım ben bu faldan. Yehova'nın gücüne gitmesin de, Dionysos daha çok şey ifade etti doğrusu.

Aman neyse...

Sana git kendine kutu bul dedim ya, şaka yaptım ben. Mizah anlayışımla tanınmam, başka şeylerle tanınırım. Güzel şeyler de değiller üstelik bunlar.

Şeker?

Seni seviyorum.

0 yorum:

İş & Güç

İş & Güç
Huysuz, tatsız, tutsuz kadın...

Not Anymore

...
Well, he went down down down;

And the Devil said; "where you been?"
He went down down down,
He screamin' down around the bend.
Down down down,
This boy went solid down;

He was always cheatin'
And he always told lies,
He was always cheatin'
And he always told lies...