39. Saat

>> 10 Şubat 2011 Perşembe

39 saat uykusuzluk... Yıllar önce yazdıklarıma aşık olduğunu düşünen bir kadın beni yaralı bir ruh olarak görmüş ve benimle ortak noktada buluşabileceği sanrısıyla intihar etmiş dayısı hakkında talebim olmaksızın bir şeyler anlatmıştı. Hiç umursamadım. İntihar gerizekalı bir davranış biçimiydi bana göre ve bana neler oluyor? Allah'ım bana neler oluyor? Şimdi tekrar çay koydum ve bana neler oluyor? Her zaman aklımın bir köşesindeydi intihar etmek ve her imajın ortak noktası ardımdan ağlayacak insanlardı. Beni gururlandıracak insanlar... Sanki onları uzaktan izleyebilecekmişim gibi... Ve sonra o insanları üzmenin yanlış olacağını düşünür ve gerçekliğime geri dönerdim. İntihar etme düşüncesi bir fantaziydi. Frau Wagner'i sikmek istemek gibi bir şeydi ve çok daha gerçekdışıydı. Ve şimdi Allah'ım, bana neler oluyor? Kardeşimi kahrederim. Babamı ve annemi kahrederim. Ne israf... Kardeşimin düşünceleri bile kılpayı işe yarıyor, Allah'ım ölmek istemiyorum. Beşer kınadığını yapmadan ölmezmiş derler, Allah'ım bana yardım et. On yaşımdayken Allah'ı hep beyaz elbiseli ve mini etekli sarışın bir kadın olarak hayal ederdim. Kıvırarak eteğini çıkarırdı Allah, "pıt" diye bir ses çıkardı. Muhafazakar büyüdüm ben, yüreğimin derinlerinde bir faşist ve mutaassıp bir çocuk yatar. Babama bunu söylediğimde, Şeytan imanı güçlü olanlarla uğraşır; tövbe de geç demişti bana. Baba bana neler oluyor? Yaşamak, bayılırdım ben yaşamaya. Her şeye rağmen; ellerimi, kollarımı kesseler ve gözlerimi oysalar da yaşamak isterdim. Sikimi kesseler bile yaşamak isterdim. Sikim bana neler oluyor? Allah'ım ölmek istemiyorum fakat düşünceyi kafamdan çıkaramıyorum. Şu an, tam şu anda. Demin mastürbasyon yaptım, uyuyabilmek için. 39 saat, 39 amına koyduğumun saati geçti. Sağ bileğimi kesmek istiyorum, aslında bir solağım ben. Usturamla falan değil, basbayağı bir kaç gün önce sarhoşluk ve mağlubiyet anımda lavuğun birisinin gözleri önünde salladığım o tırtıklı ekmek bıçağıyla sağ bileğimi kesmek istiyorum. Ben bir kaybeden değilim, Allah'ım bana yardım et. Beni görsünler istedim hep, beni sevsinler istedim ve şu an istediğim hiçbir şey yok. Bir süreliğine hiç olmazsa ölmek istiyorum ve Afrika'daki açlar umrumda değil. Ve Nefis umrumda değil. Kardeşimin her şeyiyim ben ve kardeşim bile sınırlarda geziniyor. Böyle değildim ben. Ben yaşamayı severim. Yaşamayı severim. Hayatta hiçbir şeye sahip olmamışım gibi, bana ait, bana dair hiçbir şey var olmamış gibi hissediyorum. Allah'ım refleksif bir şekilde düşünüyorum, lütfen ölmeyeyim. Ve ruhumun aklı başında. Ruhumun aklı çok başında. Hissediyorum bunu, ölmek istiyoruz. Ölmek istiyoruz. Tutkulu bir adamdım ben, her şeyim tutkuluydu; her yaptığım iş... Tutkularım nerede? Tutkularım nerede, Allah'ım bana yardım et. Çay koydum, ölemem. Çay koydum, ölmek istesem neden çay koyayım? Çay koydum, günde içtiğim sigara sayısı kırktan fazla. Yokuş çıkarken neden yorulmuyorum Allah'ım? Günah işledim beni affet. Beni kardeşime bağışla, O benim hayatımdaki tüm beyazlık. Küfür ettim Allah'ım beni affet. Çocuklar beni yanlış tanıdınız. Muharrem beni yanlış tanıdın. O kediyi fırlatmaya beni mecbur etmiştin, kendimi ispatlamak için sana hayır diyemedim. O karatavuğun kafasını ben koparamadım. Sen kopardın. Ayağının altına alıp vücudunu çektin. Oysa ben onu vurduktan sonra ta Maça Kızı'na kadar avucumda severek çıkarmıştım. Ölmesin istedim. Hayatımdan bir yıl verirdim o karatavuk için. Sağ gözü yarım kapalı, yaşlanmış. Ben vurmuştum o karatavuğu, ben yedim sonra. Muharrem, kedinin miyavlaması hala kulaklarımda. Nefis sen beni çok geç tanıdın. Ben iyi biri değilim, ben kötü biri değilim. Ben yazamıyorum. 11 tane öyküm var yazılmayı bekleyen ve ben yazamıyorum. Ben tükendim. Ben kedileri severim. Ben kuşları severim. Ben yaşlıları severim. Ben çocukları severim, ben tükendim. Ben tükendim. Hayatta hiçbir şeye sahip olmamışım gibi, hayatta hiçbir şeye sahip olmamışım gibi... Kazım Amca'ya iş bulamadım, tek istediği bahçıvanlıktı. Beni adam yerine koydu. O'nu simit tezgahından kurtaramadım. Hiçbir şeye sahip olmamışım gibi. Baba üzülme n'olursun, üzülecek misin? Sana bu kadar hayranken, sen olmamak için yaptım her şeyi. Baba kaybediyorum baba, babacığım. Çocukken ateşler içinde ölmeyi beklerken öpmüştüm seni, üzülme babacığım demiştim. BABA İNSANLAR GÜÇLÜ BİR ŞEYLER YAŞAMAYI İSTİYORLAR, GÖTLERİ YEMİYOR VE SANKİ YEMİŞ GİBİ KENDİLERİNİ ANLATIYORLAR. BEN GÜÇLÜ ŞEYLERİ YAŞIYORUM BABA, ANAM SİKİLİYOR. Beni kimse görmüyor babacığım, beni kimse görmüyor. Beni sen anlıyorsun baba, ben bir dağlı değil miyim? Baba ben bir dağlı değil miyim? Benim götüm yedi baba, benim bir şeyleri değiştirmek istemeye götüm yedi ve elimde hiçbir şeyim yok. Hiçbir şeye sahip olmamışım gibi baba, canım babam. Baba kendimi anlatamıyorum. Kendimi gösteremiyorum. Yıllar önce ben de org çalıyordum, sadece utanıyordum ve size göstermiyordum. Orgumu neden başkasına verdin? Neden beni görmedin baba. İnsanlar delirerek dehaya ulaşmayı istiyorlar ve götleri yemiyor baba. Neden herkes antidepresan isimleriyle kadınları sikiyorlar? Baba antidepresan isimleriyle kadınları sikiyorlar. Taşıyorum, taşıyorum, taşıyorum. Beni görmüyorlar, beni neden görmüyorlar? Ben de en az herkes kadar boktanım, ben de en az herkes kadar sıradanım. Beni neden görmüyorlar? Elimde hiçbir şeyim yok. Sahip olduğumu zannettiğim tek şeyin aslında bana uzun süredir sahip olduğunu kokladım. Kokladım, yaptım bunu. Kokusunu aldım bunun. Bok var. Hayatta bok var. Anne ben yakışıklı değil miyim? Anne benim gülüşüm güzel değil mi? Bak yanağımda gamze var anne, ben güzel değil miyim? Ben yıldız ismi bilmez miyim anne? Ben yıldız ismi bilirim, hepsini bilirim, hepsinin hikayesini anlatırım. Anne neden neden neden? Bu oda dağ kokuyor. Bu odada yalnızım, yanımda değilsiniz. Lorca söyler gibi yastığına işle beni, üşümem. Anne beni yastığına işle. Size sarılamam, bana uzaksınız. Bana uzaksınız. Bakın yaptığım her şeyi yıktım işte. Ben bu oyunu oynayamıyorum. Herkes içinde bir çocuk olduğunu söylüyor. İçlerindeki çocuklarla kadınları sikiyorlar anne. Benim içimde bir çocuk yok mu? Benim içimde bir çocuk yok mu Allah aşkına. Ben sikişirken sikimi kullanıyorum anne. İçimdeki çocukla sikişirsem ayıp olmaz mı Allah aşkına söyle... Allah'ım ölmek istemiyorum refleksif bir şekilde ve aklım ve ruhum ve bağırsaklarım ve safra kesem neden aksini söylüyor? Büyük mekanik-determinist ve materyalist düşünür Batuhan Yıldız... Vücuduma inanıyorum Allah'ım, sen ruhumu koru. Allah'ım beni öldürme bu gece n'olursun. Yarınıma, yarınlarımıza inancım zerre yok ve bunu atlatsam bile bir kere bu his yerleşti kafama. Tanıyorum ben kendimi. Anne içimde çocuk yok mu benim? Sen değil misin pencereni açık tutan? İnsanlar diyen dillerimi sikeyim, kadınlar diyen dillerimi sikeyim, içlerinizdeki çocukları sikeyim, sahte deliliklerinizi sikeyim. Deliler ne yapar biliyor musunuz? Boklarıyla duvarları sıvarlar. Bokunuzla duvarları sıvasanıza orospu çocukları. Ben biliyorum benim dedem deliydi. Deliler çırılçıplak sokağa çıkar, boynuna evinin anahtarını asarsınız ve evde kilitli kaldığını zannedip imdat diye balkondan bağırırlar. Deliler sizi rezil ederler. Deliler bir hastanenin köşesinde yatmaktan sırtları terlemiş şekilde zatürre olurlar ve adınızı sayıklayarak ölürler. Deliler sonra rüyalarınıza girer, kulaklarınızı çeker, size napoliten çikolata alırlar. Sahte deliliklerinizi sikeyim. Öykünmelerinizi sikeyim. Size nefretim olsa, bir parçacık. Bir parçacık nefretim olsa, hayatta kalma sebebim olacaksınız. Ama değilsiniz. Ama çay var. Çay ve kardeşim var. Kardeşim, canım kardeşim. Hayatımdaki tüm beyazlığım. Kucağıma ilk aldığım gün seni... Annemi emerken ben de yanında olurdum senin, annem korkardı senden. Cin gibi bakardın gözlerini dikip, kara gözlerin karanlıkta parlardı. Teşekkür eder gibi emerdin memeni. Kardeşim, canım kardeşim. Benim yolumdan gitme. Benim yolumdan gitme kardeşim. Sahte delilikler uydur ve ucuz edebiyat yap. Yaşamadığın şeyleri yaşamışsın ve çok şey biliyormuşsun gibi sat. İçindeki çocuğu öldür, içindeki çocuğu öldürmezsen onun cesediyle kadınlar sikemezsin.

Allah'ım akıt içimdeki zehri n'olursun. Beni kendi yalanıma geri döndür, beni inandır. Beni inandır Allah'ım; dilediğinin kalbini mühürleyip, dilediğininkini açtığın söyleniyor. 11 hikayem var benim yazılacak, ocakta çayım var. Saat altı buçuk. Saat altı buçuk.

2 yorum:

Miss. Papercut 11 Şubat 2011 00:22  

Hatırlattın, yazdırdın:
http://misspapercut.blogspot.com/2011/02/blogunu-okuduktan-sonra-yazdgn-hic-bir.html

sredni 18 Şubat 2011 23:41  
Bu yorum yazar tarafından silindi.

İş & Güç

İş & Güç
Huysuz, tatsız, tutsuz kadın...

Not Anymore

...
Well, he went down down down;

And the Devil said; "where you been?"
He went down down down,
He screamin' down around the bend.
Down down down,
This boy went solid down;

He was always cheatin'
And he always told lies,
He was always cheatin'
And he always told lies...